Allah’ımmm Sofralara Bakınnnn!

Nişanlanmadan önce  yemek tarifleri araştırdığım dönemde keşfettim www.portakalagaci.com  ‘u.Yani 2 yıldan fazladır biliyorum bu siteyi.Sitenin sahibi olan Hatice Hanıma hayranlığımı buradan dile getirmek istiyorum.Bir insan bu kadar güzel yemekler hazırlayıp da üstüne bu kadar güzel sofra kurup, üstüne şahane bir fotoğraf çekip, altını da da günün hikayesiyle bu kadar mı güzel doldurabilir, takdir ediyorum kendisini.

Hazırladığı kahvaltı sofraları bile mükemmmel.Kahvaltı sofraları bile diyorum, çünkü insan (hafta içi özellikle ) bu kadar çeşit koyup, bu kadar sunuma dikkat ederek sofra hazırlamıyor ki (ben dahil).Tabakları koyup, yiyoruz çabucak ve uykuluyuz zaten kim uğraşır sofrayla ,düzenle, sunumla…Hatta çoğu zaman kahvaltı bile hazırlayamıyoruz işe geç kalmamak için.Hatice nasıl güzel kahvaltı sofraları hazırlıyor,nasıl güzel örtüleri, peçetelerinin herbiri bile ayrı bir  orjinal,kahvaltı  takımları çok şık, kısacası  herşeyi çok şeker.Zevkli bir hanımendi kendisi.Eşi çok şanslı bir insan olmalı.Çünkü her öğün böyle sofralarda yemek yemek insanın ömrünü uzatır valla 🙂 Özellikle  de böyle bir kahvaltıyla işe gitmek..Ohhhh düşüncesi bile insana mutluluk veriyor.Bigün de biri bana hazırlasa ya, pek şahane olur 🙂

İÇİMİZDE KALMASIN

      İnsanlar  herzaman kendini değerli hissetmeyi sever.Herzaman  iyi bir evlat, iyi bir eş veya  iyi bir arkadaş olduğumuzu duymak hoşumuza gider.Kendimizi değerli hissettiğimiz insanlarla beraber olmayı sever, ve kendimizi değerli hissettiğimiz ortamlarda bulunmayı severiz.

      Neden bilmiyorum ama hep bir  pohpohlanmaya ihtiyacımız var.Çok güzelsin,çok şıksın,yemeklerin çok lezzetli olmuş, saç rengin çok yakışmış,kilo vermişsin vs vs vs…Bunların hepsini duyunca bir tebessüm kaplar yüzümüzü.Çok basit şeyler olsa bile, günümüzün o saatten sonrasını daha enerjik geçirmemize sebep olabilir bu küçük şeyler…Öyleyse hepimiz birbirimizde bir şey beğendiysek söyleyelim, içimize atmayalım ki ,muhabbetimiz artsın.Hem biz hemde karşımızdaki mutlu olsun.İçimizde fesatlıklar dolaşmasın…

DAMAK LOKANTASI

 

       Menüsü bu olan bir yerden yemek yemek ister miydiniz? Ben asla yemezdim.Taa ki, bu lokantanın sahibi olan amca bıkmadan usanmadan, işyerine her sabah bu kağıdı günün menüsü olarak bırakana kadar.Amcanın  her gün üşenmeden bırakmasına rağmen ben,ilk gördüğüm günden beri menüye önyargıyla yaklaşıp, ” Ayyy insan bi bilgisayarda yazar bari, Allah bilir yemekleri nasıl yapıyorlardır?” diyerek buruşturup atardım menüyü.

      Sonra günlerden bir gün bizim işyerinden arkadaşlar o lokantadan yemek söylediler.Ve memnun da kaldılar.Ertesi gün, biz de bir deneyelim dedik ve yedik yemekleri… Gerçekten de hiç fena değil, hatta güzeldi bile.Burdan ne çıkardım biliyor musunuz? Eğer o amca :”Ben bunlara her gün menüyü bırakıyorum, bunlar hiç bir gün sipariş vermiyor, bir daha boşuna bırakmayayım.” deseydi, biz hiç bir zaman amcanın lokantasından  yemek yemeyecektik.Ama o bıkmadan gayret etti ve sonunda müşteri kazanmış oldu.Burdan çıkan ders: istediğimiz işlerde hemen pes etmemeli ve umudu kaybetmemeliyiz.Sizin de yolunuz birgün MCenter’a düşerse Damak Lokantası’na uğramadan geçmeyin diyemiycem, okadar da abartmayalım:)