Ali Amca Bugün Ne Giydi???

Berlin’de bir iş yerinin önü… İş yerinin sahibi, aslen Avustralyalı bir fotoğrafçı olan Zoe Spawton. Fotoğraflardaki kişi ise Ali amca… İki ismin yollarını birleştiren ise, Ali amcanın giydiği şık ve ‘otantik’ kıyafetler olmuş.

Ali amcanın kıyafetleri dikkatini çeken Zoe, geçen ağustos ayından bugüne fotoğraf makinesine sarılmış. Ali amcanın fotoğraflarını çekmeye başlayan Zoe, ‘What Ali Wore’ (Ali Ne Giydi) isimli moda blog’unu kurmuş.

44 yıldır Berlin’de yaşayan eski bir doktor olan Ali amca, şu an terzilik yapıyor ve tam 18 çocuğu var.

Çok uyumlu değil mi sizce  de:)

 

Walking down the street…

Bug-Bunny-Yarisiyor    Hey Millet! Karşınızda toplu taşıma kullanma olayını minimuma düşürmüş bir canlı var!Kim mi?Ben tabiki! “Nasıl becerdin?” diye soracak olursanız :Şöyle ki Kpss kursum evime yürüme mesafesinde,arapça kursum hele 5 adım ötede.Her yere yürüyorum.Trafiğin derdini stresini çekmiorum.Otobüs geldi -gelmedi,geç kaldı-kalmadı,ne zaman gelecek, durakta dondum, tüh iki dakkayla kaçırdım! derdi yok.Ohhh miss gibi..Tabanvay…Elime alıyorum zikirmatiğimi.Ya Allah,Ya Bismillah diye diyeee Allah aşkıyla dolu bir kalple tempo tuta tuta gidiyorum yollarda:)Allah bulandan razı olsun valla.

“En iyi okul en yakın okulmuş.” bunu anladım.Sizler de bir yerlere kayıt olacağınız zaman mesafenin yakın olmasına aman dikkat edin ,nacizane tavsiyemdir.Görüşmek üzere.Hoşçakalın…

Hem İş, Hem Terapi

Merhaba blog!

Bugün çamaşır astım da aklıma geldi,yazayım dedim.Ev işlerinden; ütüyü,bulaşığı değil de niyeyse çamaşır asmayı seviyorum.Çamaşırlar rüzgarla sallanıp,kururken sanki içimdeki sıkıntılar da sağa sola savruluveriyor gibi geliyor,ferahlıyorum.

        Sizi de böyle rahatlatan ev işleri var mı? 🙂

GÖNÜL SOHBET İSTER,KAHVE BAHANE

40 Yıl Hatır…

CEHENNEM GİBİ SİYAH, ÖLÜM GİBİ GÜÇLÜ, AŞK GİBİ TATLI Bu 17. yüzyılda kahve için kullanılan bir atasözüdür. Osmanlı medeniyeti bir sohbet medeniyetiydi. Buyüzden kahvenin yanında muhabbet de  bol olurdu.

Osmanlı döneminde kahve seramonileri nasıl yapılıyor du? Saraya gidenler soygun (dinlenme) odasındaki aynanın karşısında kendine çeki düzen verdikten sonra halayık gülbahar sahan adı verilen tabaktan gül kokulu lokum ikramı ile karşılanırmış. Mevkisine uygun bir yere oturtulduktan sonra kahveci başının nezaretinde kahve seramonisi başlarmış. Cariyeler davetli sayısı ne kadar fazla olursa olsun kahveyi iki iki ve asla gözlerinize bakmadan ikram ederlermiş.

BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ? Kahvenin yanında neden su getirilir? Osmanlı zamanında eve misafir geldiğinde kahveyle birlikte su getirilirmiş. Misafir toksa kahveyi alırmış. Açsa suyu. Tabii o zaman hemen sofra kurulurmuş. Böylece çok ince bir nezaketle anlaşılırmış.

Osmanlı Devrinde Ayrı bir ihtişamla gerçekleştirilen kahve seramonilerinde kullanılan her bir fincanın o dönemin rengini simgelediğini biliyor muydunuz?

Sanat Tarihi hocaları ve kütüphanelerden edinilen bilgilere göre; Fincanlar her döneme göre renk ve şekil değiştiriyordu.

PEMBE-TURKUAZ FİNCAN 16.yy. Osmanlı’nın kuruluş döneminin simgesi.

MERCAN KIRMIZISI FİNCAN Kanuni Sultan Süleyman döneminin simgesi.

LACİVERT FİNACAN Osmanlının yükseliş döneminin simgesi.

YEŞİL FİNCAN Lale devri döneminin simgesi.

SARI FİNCAN Osmanlının son dönemleri ve hüznün simgesi.

Osmanlı döneminde fincanların tabanı geniş, ağzı dar şekilde yapılması, kahve’nin daha geç soğumasına, köpüğün uzun süre muhafaza edilmesine olanak sağlardı.

1876′da 2. Abdülhamit’in tahta geçmesinden sonra ülkede yoğun Fransız etkisi hüküm sürmüştür. Fransız ustaların yaptıkları değişikliklerden biri de Osmanlı dönemindeki fincan şekilleri ve renklerini değiştirmek olmuştur. Ağız kısmı geniş, tabanı dar fincanlar yapılmaya başlanmıştır.

Sizde Osmanlı’nın bu ihtişamını bu güzel fincanlarla sevdiklerinizle paylaşabilir kahvenizi yudumlarken tarihe yolculuk yapabilirsiniz.

UyKu BaLdAn TaTlıDıR!

     

       Uyku insanın hayatındaki en güzel aktivitelerden biri bence.Üstelik ayırt edilmeksizin herkese verilmiş bir nimet.Kafamızı yastığımıza koyduğumuz an bulduğumuz huzuru başka nerde bulabiliriz ki?Uykuda hem bedenimiz dinlenir, hemde zihnimiz her an birşeyler düşünmeye bir süre ara vermiş olur, ve böylece her yeni güne şarj olmuş olarak başlarız.Tabii, bazen uykumuz bize yeterli gelmeyebilir, o gün daha sinirli ve mutsuz olabiliriz.Uykumuzu güzel aldığımız günler ise daha enerjik ve verimli geçer.En tatlı uyku ise ertesi gün istediğiniz saate uyanabileceğiniz ve hiçbir işimizin, endişenizin olmadığı uykudur.

        Uyku,hayatımızda o kadar önemli olmalı ki, uyku pozisyonlarına göre kişilik analizi bile yapmışlar.Gelin birlikte bakalım:

        Ben genelde 4 numarayım,bazen 8, bazen de 7 yim.Sanırım, insanın o gün ki ruh haline göre uyku pozisyonu da değişiyor.

       Siz hangisisiniz?

1- Aklı havada
2- Hayalperest
3- Umutları her zaman olan
4- Hayata sıkı sıkı sarılan
5- Kendini yalnız hisseden ve kafasına her şeyi takan
6- Sevilmeye doyamayan
7- Sevgisiz,huzursuz
8- Bugün çok mutlu
9- Kendini yalnız hisseden ve umutsuz
10- Rahatına çok düşkün

EKMEKSEVER BEN

        Küçükken fırından yeni çıkmış ekmeğin kokusuyla büyüdüğüm  için mi, yoksa gerçekten ağız tadıma uyduğu için midir yada babam fırıncı olduğundan genetik olarak mı sevmişim bilemiyorum ama niyeyse beyaz ekmeğe bayılıyorum.:) Esmer yada kepek değil…Sıcacıkkk yumuşacıkkk yürekli ,dışı da kıtır ekmek:)) Pazar sabahları kahvaltıyı güzelleştiren en önemli şey:)

Siz de benim gibi beyaz ekmek sever misiniz? 🙂

İÇİMİZDE KALMASIN

      İnsanlar  herzaman kendini değerli hissetmeyi sever.Herzaman  iyi bir evlat, iyi bir eş veya  iyi bir arkadaş olduğumuzu duymak hoşumuza gider.Kendimizi değerli hissettiğimiz insanlarla beraber olmayı sever, ve kendimizi değerli hissettiğimiz ortamlarda bulunmayı severiz.

      Neden bilmiyorum ama hep bir  pohpohlanmaya ihtiyacımız var.Çok güzelsin,çok şıksın,yemeklerin çok lezzetli olmuş, saç rengin çok yakışmış,kilo vermişsin vs vs vs…Bunların hepsini duyunca bir tebessüm kaplar yüzümüzü.Çok basit şeyler olsa bile, günümüzün o saatten sonrasını daha enerjik geçirmemize sebep olabilir bu küçük şeyler…Öyleyse hepimiz birbirimizde bir şey beğendiysek söyleyelim, içimize atmayalım ki ,muhabbetimiz artsın.Hem biz hemde karşımızdaki mutlu olsun.İçimizde fesatlıklar dolaşmasın…